BU ZAMANDA ARANAN MÜSLÜMAN NASIL OLMALI

Genel Yayın Müdürlüğü

27-09-2018

BU ZAMANDA ARANAN MÜSLÜMAN NASIL OLMALI / DAVA ADAMI ...

Bir ferdin, bir müslümanın, karakter ve kabiliyeti ne boyutta ise, ilmi ve irfanı hangi seviyede ise, o boyut ve seviyede bir cemaat meydana getirirler. Şuurlu ve basiretli fertler, şuurlu ve basiretli cemaatleri oluştururlar. Gerçek bir dâva erinde bulunması gereken önemli vasıflardan birisi:

_____
"....DÂVA VE GÂYESİNİ İYİ BİLMELİDİR..." Dâvasına, bir başkası veya tâbi olduğu cemaatin lideri doğru dediği için doğru demesinden ziyâde, o dâvanın Kur'an ve Sünnet çizgisinde, doğru olduğuna kanaat ve delil getirmelidir. İyi bilmelidir ki delilsiz, körü körüne takip edilen gâye ve dâvaların akibetleri de kördür.Yine iyi bilmelidir ki; sâdık dâvaların muhakkak ki sâdıklığına dâir delilleri olur. Rabbimizin bir âyeti celilesinde buyurduğu gibi: "...De ki: Eğer davanızda sâdıklar iseniz delilinizi getirin." (Bakara Sûresi: 111)
Şu halde dâva ve gâyesini iyi bilen bir fert, dâva ve gâyesinin doğru olduğunu iddiâ etmekle birlikte isbatını da yapmalıdır.Birçok kimsenin yaptığı gibi, hangi gâye ve dâvayı temsil ettiğinden habersiz olmamalıdır.Attığı adımın ve tuttuğu yolun nereye vardığını iyi bilmelidir.

_____

"...DÂVASINI DERT EDİNEN BİR YAPIYA SAHİP OLMASIDIR..." Gerçek bir dâva adamı, dâvası uğruna uykularını kaçırdığı gibi, onu başkalarına anlatma ve aktarmada da rahatını kaçırmalıdır. Dâvasına karşı yapılan saldırılara set olduğu gibi, onu ortadan kaldırmaya yönelik her türlü vesileye de set olmalıdır.İyi bilmelidir ki, dert edinilen gâye ve dâvaların yüceldiği gibi, davasını dert edinen fertlerin de makam ve şerefleri yücelir. Ve yine iyi bilinmelidir ki, dert edinilip uğruna gayret gösterilmeyen gâyeler yerinde durduğu gibi, dâvasını dert edinmeyenlerin makam ve dereceleri de yerinde sayacaktır. Dâvasını dert edinen bir ferdin en büyük gâyesi, Kur'an ve Sünnet'in yaşanması ve yaşatılması olmalıdır.Bu uğurda koşmalı ve yorulmalıdır.

_____

"....BÂTILIN KARŞISINDA SUSMAMASI..." Gerçek basirete sahip olan dâva eri, bâtılın karşısında asla susmaz.O, hakkı haykırdığı gibi, hakka yardımdan da geri durmaz.Dinin sevmediği şeyleri sevmediği gibi, onların toplumunda yayılmasına da râzı olmaz.O her zaman münkeri değiştiren biri olmaktan geri durmaz.O, bu görevi terkeden korkaklara gelecek ilâhî belânın kendisine de isâbet edeceğinden korkar.O, Allah Rasûlü-sallallahu aleyhi ve sellem-'in şu hadisini aklından çıkarmaz: "Hakkı gördüğünde söylemekten ve o büyük günü hatırlamaktan sizi insanlara olan korkunuz engellemesin.Çünkü bu,ecelinizi yaklaştırmayacağı gibi,rızkınızı da daraltmaz."(İbn-i Mâce ve Tirmizi)

_____

"....CİDDÎ OLMASIDIR...." Dâvasını seven, dâvasına gönül veren bir insan kayıtsız ve laçkalıktan uzak ciddi bir yapıya sahip olması gerekir.Gereksiz yere konuşmayan, konuştuğunda ise hakkı konuşan olmalıdır.Soru sorulmadan ortaya atılan, başkalarına sorulan sorulara cevap vermeye çalışan biri olmaktan uzak durmalıdır.O, ciddiyeti her zaman ön planda tutmalıdır.İyi bilmelidir ki, ciddiyetten uzak fertlerin oluşturdukları cemaatler, kayıtsız ve laçka cemaatlerdir. Ağır başlı olmalıdır. Söz ve davranışlarıyla başkasını rahatsız etmemelidir.Şakalarında haddi aşmamalıdır.

_____
"....KORKMAMALIDIR...." Şuurlu bir dâva adamı, Allah'tan başkasından korkmamalıdır.Dâvasını yaşamada, onu bir başkasına anlatma ve aktarmada, hiç kımseden çekinip korkmamalıdır.Şeytanın vesveselerine kulak verip 'Aman ben bunu söylersem bana' şöyle derler, şunu yaparsam bana eziyet ederler..." gibi şeylerden etkilenmemelidir. Onun korkusu mahluktan değil, hâlıktan (yaratıcıdan) olmalıdır.Çünkü mahluk'un değil hâlıkın cennet ve cehennemi vardır. Gerçek bir dâva eri, her zaman atak ve cesur olmalıdır.Dinine yapılan saldırılara karşı koymalı, onlara engel olmalıdır.

_____

".....UYANIK OLMALIDIR....." Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:   "Mü'min bir yılan deliğinden iki defa sokulmaz" Uyanık müslüman, her an tedbirli olmalıdır. Takdiri ise Allah'a bırakmalıdır. O'ndan yardım beklemelidir, ne kadar gayret sarf ederse etsin, ne kadar tedbir alırsa alsın daimâ Allah'ın kuvvet, yardımı ve desteğine muhtaç olduğunu da unutmamalıdır.

_____

"......DAVASINA DESTEK OLMALIDIR." Dâvasını dert edinen bir fert, Allah yolunda yapmış olduğu harcamaların, malından hiçbir şeyi eksilttiğine inanmaz ve bu konuda hiçbir tereddüt ve şüphesi olmaz.O, Rabbinin şu âyet-i celilesini aklından çıkarmaz: " (Allah yolunda) harcadığınız şeyin yerine O (Allah) daha iyisini koyar.O rızık verenlerin en hayırlsısıdır." (Sebe Sûresi: 39) Evet, ey dâvasını dert edinen onun sorumluluğunu omuzlarında hissedenler unutmayın ki, gerçek kalıcı mal, karlı kazanç, Allah yolunda yapılan harcamalardır.

_____

".....CEMAATÇİ BİR YAPIYA SAHİP OLMASIDIR...." İslâm, kuru bir kalabalıktan, kelle topluluğundan ziyâde, az ve öz olsun, ihlaslı, samimi, ciddi fertlerin yanyana gelmesine önem vermiştir. Yani çokluk ve kalabalıktan ziyâde bir kişi olsun, iki kişide olsun eğer onlar tevhidi çizgide iseler, onlara önem vermiş ve onları cemaat saymıştır. Aynen İbrahim-aleyhisselâm-ı tek başına bir ümmet, bir cemaat saydığı gibi. (Nahl Sûresi: 120). İşte bu noktadan hareketle,tevhidi anlayıp kavrayan bir ferdin mutlaka cemaate bağlanmada bir sorumluluğu vardır. Hatta bu onun için önemli farizalardan birisidir. Çünkü Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır: "Cemaate sarılın (cemaate yapışın).Fırkalaşmadan, bölünmeden sakının.Çünkü şeytan tek kişiyle beraberdir. İki kişiden daha uzaktır" ( Tirmizi: 4c.2254 - Beyhaki : Şuabul,Îmân ) "...Her kim cennetin ortasını ve yüksek olan yerini istiyorsa, cemaate sarılsın.” ( Tirmizî C. 4 2254 ) Cemaat halinde yaşamanın gerçekten zikredilemeyecek kadar yararları vardır. Bunların en önemlisi bilindiği gibi bir şahsi manevi teşekkül ettirmesidir.Çünkü insanoğlu gerek cüssesi itibari ile, gerekse iradesi itibariyle çok zayıf ve cılız bir yapıya sahiptir.Bundan dolayıdır ki, yanyana gelmeleri, maddi olsun manevi olsun her iki konuda da yardımlaşmaları zaruridir. İşte dâva ve gâyesine samimiyet gösteren bir ferdin mııhakkak ki cemaati bağlılık gâyesi taşıması gerekir.

 

Diğer Yazıları