''Avrupalılar geldiklerinde onların elinde İncil, bizim elimizde ise topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda baktık ki İncil bizim elimizdeydi. Topraklarımız ise beyazların olmuştu.'' Jomo Kenyatta, Kenya'nın kurucu devlet başkanı

ABD Savunma Bakanı Ash Cater’ın Irak’a gelmesiyle hızlanan askeri operasyonlarla eş zamanlı olarak hız kazanmış olan başka bir faaliyet alanı daha gün yüzüne çıktı: Misyonerlik faaliyetleri

ABD liderliğindeki koalisyon güçleri ve Irak ordusu askeri operasyonlarını Ramadi ve Beici'de yoğunlaştırmışken ülkenin kuzeyinde de dini savaşlar yoğunlaşmış bulunmakta. Hıristiyan misyoner vaizler ülkenin kuzeyinde İncil'in neredeyse hiç karşılık görmeden kabulünün hızla yayıldığını aktarmakta.

Misyoner vaizler, askeri operasyonlarla eş zamanlı olarak ülkenin kuzeyinde bir savaş yürüttüklerini ve halkın Hz. İsa ve İncil'i öğrenme hakkında çok hevesli olduğunu söylüyor. Ülkenin çok büyük oranda Müslüman olan otonom Kürdistan bölgesindeki halkın Irak'ın diğer bölgelerinde yaşayan halka göre Hıristiyanlık'a daha açık olduğunu belirtiliyor. Vaizler bu durumun IŞİD'in bölgede hakim hale gelmesinden sonra arttığına dikkat çekiyor.

Kürdistan bölgesinde bulunan bir vaiz bölge halkı hakkında “İslam'dan bıkmış haldeler” diyor ve ekliyor “İnsanlar Hz. İsa'yı tanıma açlığı içindeler, özellikle de onun mucizeleri, şifacı, merhametli ve sevgi dolu yanını dinlemek istiyorlar”.

Aynı vaiz hergün Kürtlerle sohbet ettiğini ve kiliselerde ve uydu kanallarında nasıl Hıristiyan olduklarını anlattıklarını söylüyor. Ona göre bu, kuzey Irak halkı arasında yaşanan bir “uyanış”. Vaiz, hiç kimsenin İncil okunduğunda dinlemeyi reddetmediğini belirtiyor. Papazlık makamına yardım talebi ile gelen herkese İncil verdiğini ekliyor. 

Yardım için gelen birine İncil verdiği sırada “Ama ben Müslüman'ım, Hıristiyan olamam” diye birine“Ben senden Hıristiyan olmanı istemiyorum. Seni dininden döndürmeye çalışmıyorum. Senden sadece İncil'i okumanı ve Hz. İsa'nın kim olduğunu öğrenmeni istiyorum” dediğini aktarıyor.

Misyoner vaiz yardımla birlikte kendisine İncil verdiği bu Müslüman Kürt'ün İncil'i okuduktan sonra kendine geldiğini ve “Artık Hz. Muhhamed'i sevmiyorum. Hıristiyan olmak istiyorum” demek istediğini söylüyor. 

Vaize göre kendisine Hıristiyanlık hakkında soru soran Müslüman Kürtler bu sayede etrafında olan biteni karşılaştırma imkanı buluyordu:
“Onların IŞİD'den korkması bizim için büyük bir lütuf. Çünkü onlar gelip katliam yapıyor ve bunu da Kur'an ayetlerine dayandırıyor”.
Hıristiyanlığın göç etmiş insanlar arasında hızla kabul gördüğü ve özellikle Erbil, Dohuk ve civar bölgelerde kiliseye katılımların yoğun olduğu belirtiliyor. Misyonerlik grubu göç etmiş insanlara maddi ve ‘manevi' yardımlarda bulunmaya devam ediyor. Vaiz, insanların maddi ihtiyaçlarını karşılarken onlara Hz. İsa'yı anlattıklarını ardından da İncil'le yanlarına gittiklerini söylüyor.

Tüm bunlar bize anlatıyor ki Irak'ta durum askeri bir hal olmaktan öte aynı zamanda Irak'ın IŞİD bahanesi ile Hıristiyanlaştırılması projesi haline gelmiş bulunmakta.

Aslı christianaid.org'da yer alan haber Melahat Kemal tarafından TIMETURK için Türkçe'ye çevrilmiştir.

Kaynak : https://www.hakkhaber.com/d/51149/abd%60nin-hedefi-sadece-teror(!)-mu
Okumaya devam edin