R u y e t - i H i l a l 
Astronom ? - Rasathane ? - Hesap ? - Hangisi ??!! 
Müslümanlar için kaynak Kur'an, örnek Peygamber (s.a.v.)'dir. Rabb'imiz Kur'an-ı Kerim'de, ,,Kim aya (Ramazan'a) şahid olur (görür) se oruç tutsun!" (Bakara, 185) buyurmaktadır.
Resulullah (s.a.v.) de, „Siz hilali gördüğünüz zaman oruç tutun ve yine onu gördüğünüz zaman iftar edin (bayram yapın). Eğer hava (Ramazan'ın başlangıcında) bulutlu ise Şaban'ı (29 ise) otuza tamamlayın!" buyurmuştur. (Sahih-i Buhari, c. 3, sf, 34) Bu emirler gereğince Ramazan'ın başlangıç ve tesbiti için hilali araştırmak müslümanlara farz-ı kifayedir.
Hilal esasına göre de oruç tutmak farzdır.
Bu mevzuda müctehid bil-mesele olan Şems'ül-Eimme İmam Serahsi, „Hilali hiç gözetmeden tutulan Ramazan orucunun Şeriat'a aykırı" olduğunu beyan etmiş, „Bunlar hata etmiş, Allah ve Resulü'nün emrine muhalefette bulunmuşlardır!" demiştir. ( Mebsut c. 3, sf. 78)
Ramazan orucunun, hilali gözetleyip görmeden yalnız astronomi ve rasathanelerin hesaplarıyla tutulup, tutulmayacağı hususunda Ibn-i Abidin, ,, Mirac'üd-Diraye " adlı eserinde şöyle nakletmiştir:
„Bil-icma müneccimin (astronom ve rasatçı) ların sözüne itibar edilip oruç tutulmaz (hatası binde bir de olsa). Kim müneccimlerin sözlerine itimat edilir derse muhakkak Şeriat'a aykırı hareket etmiş olur. Bu hususta içtihad edilip müneccimin sözüyle amel edilir diyenlerin sözleri doğru değildir. (Çünkü bunda icma vardır.) Hatta müneccim (rasatçı) yaptığı hesaplarla (hilali görmeden) bizzat kendisinin oruç tutması caiz değildir." (Risale-i Ibn-i Abidin, sf. 247)
Yine Kenz Şarihi Ibn-i Nüceym ,, Gayet'ül- Beyan" adlı eserinde şöyle demiştir:
„Kim bu hususta müneccimin sözü tam kabul edilir derse, Şeriat'a muhalefet etmiş olur. Çünkü Peygamber Efendimiz, „Kim kahine ve müneccime gelir, onun bildirdiğini tasdik ederse, o şahıs Muhammed'e indirileni inkâr etmiş olur!" buyurmuştur." ( Bahr'ürRaik, c. 2, sf. 284; Fetevay-i Hindiye, c. 2, sf. 209)
Hanefi mezhebinde meşhur fakih ve büyük muhaddis Bedreddin Ayni de, „Kim, yalnız hesap ehline (rasathane ve takvime) itimat ederek (her Ramazan'da) hilali görme esasına dayanmadan oruç tutarsa günahkâr olur. Aynı şekilde bayram yaparsa fasık olmakta beraber kefaret lazım gelir." ( Mirkat ül- Mefatih, c. 5, sf. 502)
Cumhuriyet Türkiye'sinde inkilapların gereği olarak 1926 da beynel-milel takvim, devlet takvimi olarak kabul edilmiş olup, bundan böyle ,, Hicri ve kameri ayların başlarını ancak rasathane resmen tesbit eder!" maddesi konmuştur.
Bu itibarla Türkiye'de dince yetkili makamlar hilali takvimdeki belirtilen günün aksine, bir gün önce görseler bile, orucu veya bayramı dinin emrine uyarak resmen açıklayamaz, ilan edemezler. Ederlerse laiklik ilkesine aykırı harekette bulunduğundan anayasanın 136. maddesi gereğince suç işlemiş olur ve cezaya çarptırılırlar. İşte vaazlarda ayet ve hadisler aynen okunup mana verildiği halde yine de takvimlere göre oruç tutulur, demenin en büyük sebebi budur.
Kaynak : https://www.hakkhaber.com/d/51240/ruyet-i-hilal-astronom-rasathane-hesap-hangisi-!!-
Okumaya devam edin