Tevhid; birlemek, bir kılmak, Allah’u teala yı ibadette, hakimiyette ve Rab olarak tek merci olarak kabul etmek.

Tevhid ve Akide

Tevhid; birlemek, bir kılmak, Allah’u teala yı ibadette, hakimiyette ve Rab olarak tek merci olarak kabul etmek.

Akide

Akide; İslam diniyle ilgili işlerde kişinin kalben bağlandığı, din olarak benimsediği, kesinlikle kabul ettiği şeylerdir.

Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat nezdinde ilim elde etme yolları

Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat; İtikad - İbadet - Ukubat - Muamelat işlerinde hep iki esas kaynağa dayanır;

  • Kur’an-ı Kerim  „Rabbinizden size indirilene Kur’an-a uyun.“ Araf, 3
  • Resulullah s.a.v.’ in Sünneti  „O kendi heva ve hevesiyle konuşmaz. O bildirdikleri kendisine vahyedilen bir vahiyden başkası değildir.“  Necm, 3-4

İman

İman kalp ile inanmak, dil ile söylemek ve amel etmek demektir. İtaat ile artar, günahla eksilir.

İmanın altı şartı vardır

  • Allah’a iman  
  • Meleklerine iman  
  • Kitaplarına iman  
  • Peygamberlerine iman  
  • Ahiret gününe iman  
  • Kaza ve Kadere iman

Allaha iman

Allaha iman; Allah’ın her şeyin Rabbi, sahibi yöneticisi ve yaratıcısı olduğuna, ibadeti tek başına yalnızca O’nun hak ettiğine, Kemal sıfatlarıyla tanımlanmış ve her türlü eksiklikten ve kusurdan uzak olduğuna, bütün bu hususların gereklerine bağlı kalarak ve bunlarla amel ederek kesin bir şekilde inanmaktır.

Allah’u tealaya iman 4 hususu içerir

  • Allah’ın varlığına iman  
  • Allah’ın Rububiyetine iman  
  • Allah’ın Uluhiyetine iman  
  • Allah’ın isim ve sıfatlarına iman

Açıklanması elzem olan hususlar

1- Allah’ın Rububiyetine iman;  

Ancak Allah’ı birleyerek, Allah’ın yaratma, rızıklandırma, malik olma, yönetme, hakimiyyet, tasarruf, diriltme ve öldürme ve benzeri fiillerinde tek olduğuna inanmaktır.

Parlementerlerin Allah’ın Kitabına karşı kanun çıkarmaları gibi, misal; Allah Kitabında Faizi yasaklamıştır ve Parlementerler serbest etmişlerdir. ( Zina, Humar, içki, Erkek erkeğe evlenme, Miras hukuku ve daha bir çok mesele.)

„… Kim Allah’ın indirdiği Kur’an ile hükmetmezse işte onlar Kafir’lerin ta kendileridir.“  Maide, 44

„ İyi bilin ki, yaratmakta emretmek de O’nundur…“  Araf, 54

2- Allah’ın Uluhiyetine iman;  

Ancak Allah’ı birleyerek kulun yapacağı dua, namaz, hac, tövbe gibi ibadet türlerinin sadece Allah için yapması ile olur.

Kulluk vazifesinde haddi aşan, insanları kendisine çağıran, Allah’ın hududlarını çiğniyen herkes tağut olmuştur, misal; Kanun koyma yetkisi Allah’a aitken insanların buna kalkışması. Tevbeler ancak Allah’a edilirken, tevbe için kendine çağıranlar gibi.

„ Andolsun ki ! Biz her ümmete,`Allah’a ibadet edin, tağuta kulluktan kaçının’ diye emretmeleri için bir Peygamber gönderdik.“  Nahl, 36

“...Kâfirlerin dostları tağuttur, onları aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar cehennemliklerdir orada ebedi olarak kalırlar”. Bakara 257

“İman edenler Allah yolunda savaşırlar. Kâfirler de tağut yolunda savaşırlar. O halde siz şeytanın taraftarlarına karşı savaşın”... Nisa 76

Allahu Teala bu ayeti kerimelerde olduğu gibi tağutu reddedip, onlara karşı savaşmayı, onların safında olmamayı ( asker, polis gibi), onların emri altına girmemeyi, imanın gereği olarak kabul etmektedir. Aksi taktirde kişi tağutun yanında olmakla beraber imanını zayi edip ayete bina en ebedi cehennemlik olacaktır.

Tağut nedir :

Allaha baş kaldıran her şey tağuttur, isyan eden sistemler, kurumlar, şahıslar, putlaştırılmış şahıslar. Kendisine kulluğa çağıran Demokrasi ve benzeri insan idaresine dayalı sistemler. Haddi aşan, kulluk vazifesinden çıkıp Allahın işine karışan her şey tağuttur.

"Kendilerine zulmetmekteler iken meleklerin canlarını aldığı kimseler var ya; melekler onlara şöyle derler: “Ne durumdaydınız? (Niçin hicret etmediniz?)” Onlar da, “Biz yeryüzünde zayıf ve güçsüz kimselerdik” derler. Melekler, “Allah’ın arzı geniş değil miydi, orada hicret etseydiniz ya!” derler. İşte bunların gidecekleri yer cehennemdir. O ne kötü varış yeridir." Nisa 97

Bu ayeti kerimenin iniş sebebi hakkında bilgi vereyim.

Müslümanlar Mekke’den Medine’ye hicret ettikten sonra birinci savaş olan Bedir Savaşı başlar. Bu savaşta Müslümanlar peygamberimizin safında ve iman etmiş olup Medine’ye hicret etmeyip müşriklerin Müslümanları zorla da olsa kendi saflarına alıp peygamberimize karşı savaştırmak istemişlerdir. Peygamber efendimiz in ordusu savaşı kazanır. Esir olan Müslümanlara kafir muamelesi yapılır onların. Serbes bırakılması için fidye alınmıştır.

Bunlardan biride peygamberimizin amcası Hz. ABBAS ra dır.  

Peygamberimiz amcasına; kendin için, kardeşinin oğlu akil bin Ebi Talip için, Nevfel bin haris için, ve müttefikin haris oğullarından biri olan Utbe bin Cahdam için fidye ver de kendini kurtar. Bunun üzerine amcası Hazreti abbas fidye vermek istemedi ve şöyle dedi; ben Müslümanım bunlar beni zorla savaşa çıkardı. Peygamberimiz; zahirin bizim aleyhimizedir bize karşı savaşıyorsun. Abbas ra 20 altın ukiyye ödeyerek kurtuldu. (Müsned, Ahmed bin Hanbel hadis 3310, El Bidaye Ven Nihaye, c.3 s. 365)

Başka bir hadisi şerif de Hz. Abbas hakkında; “allah’a yemin olsun ki, ondan bir dirhem bile almamazlık etmeyeceksiniz” buyurdu. ( Buhari, 2/896/2400)

Sonuç itibari ile Allah’ın askeri olmaktan, Allah’ın polisi olmaktan başka alternatif yoktur. Allah’ın verdiği canı ancak Allah’ın yolunda tehlikeye atabiliriz.

Kaynak : https://www.hakkhaber.com/d/51246/tevhid-ve-akide-
Okumaya devam edin