T E V B E

"Ey iman edenler! Yürekten tevbe ederek Allah'a dönün ki, Rabb'iniz kötülüklerinizi örtsün....

09-09-2018

TEVBE

Aziz ve muhterem müslümanlar!

Cenab-ı Allah (c.c.) Tahrim sure'sinin 8. ayetinde mealen şöyle buyurmaktadır:
"Ey iman edenler! Yürekten tevbe ederek Allah'a dönün ki, Rabb'iniz kötülüklerinizi örtsün. Ve sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere koysun. Allah'ın peygamberini ve onunla beraber olan mü'minleri utandırmayacağı o gün nurları önlerinde ve sağlarında koşarak, "Rabb'imiz! Işığımızı tamamla, bizi bağışla. Şüphesiz sen her şeye kâdirsin!" derler."
Kur'an-ı Kerim'de tevbe hakkında bunun gibi nice ayet-i kerime'ler olduğu gibi, bir çok hadis-i şerif'ler de vardır. Bu ayet ve hadis'ler delalet ediyor ki, müslüman sık sık tevbe etmeli ve tevbelerini yenilemelidir. Hele bilerek yaptığı hata ve günahlardan dolayı hemen tevbe etmeli ve pişmanlık duymalıdır. Bu bir ilahî emirdir ve farzdır. Çünkü, birçok ayet ve hadis'lerde tevbe, emir şeklinde tecelli etmektedir.

Peygamberimiz (s.a.v.) de tevbenin önemine ve sık sık yapılmasına işaret etmiş ve buyurmuştur ki, "Tevbe ediniz. Zira ben günde yetmiş defa tevbe ve istiğfar etmekteyim."  diye buyuruyor.

Tevbe demek günahtan dönme demektir, günahı terketme demektir, günahlardan uzaklaşma demektir, günahı bir daha işlememeye kesin karar vermektir. Ve bütün bunların yanıbaşında da pişman olmaktır.

Muhterem Müslümanlar !
Tevbenin şartlarını daha açık bir ifade ile ve daha açık bir şekilde kaydedecek olursak, tevbenin altı kadar şartı vardır.
1- Geçmiş günahlara nedamet etmek, yani pişmanlık duymak; içinden "Ben bunları niye yaptım? Ah keşke yapmasaydım! Ne fena iş yapmışım!.." diye kendi kendine dövünmek;
2- Terkettiği farzları, usulune uygun bir şekilde, kaza etmek, yani kılmadığı namazları, tutmadığı oruçları, vermediği zekâtları kaza ederek yerine getirmek, geçirdiği farzları kaza etmeden yapılan tevbe, tevbe değildir.
3- Haksız yere başkalarının haklarını üzerine geçirmiş ise veya onların hukukuna tecavüz etmiş ise o hakları geri verip hak sahiplerinden helallık almak;
4- Dövme ve sövme gibi, hakkında dedikodu yapma gibi zulümler yapmış ise, haysiyet ve şerefiyle oynamış ise bunlardan özür dilemeli, helallık almalı ve kendilerini razı etmelidir;
5- Nefsini günahlarla büyüttüğü gibi, onu ibadet ve taatlarla eritmelidir;
6- Nefsine günahların tadını tattırdığı gibi, bu sefer de ona ibadetlerin acısını çektirmelidir.